MEHDİ'NİN ÖZELLİKLERİ
Hz. Mehdi'nin çeşitli özellikleri Peygamber Efendimiz'in hadislerinde
şöyle bildirilmiştir:
Güzel Ahlaklı Olması
Mehdi Allah'a karşı son derece
boyun eğicidir. Ahlak bakımından Peygambere benzer. (Kıyamet
Alametleri, s.163)
Ahlakı benim ahlakım olan bir evladım çıkacak.
(Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 21)
|
Peygamberimiz'in üstün ahlakı Kuran'da şöyle haber verilmiştir:
Şüphesiz sen üstün ve pek yüce
bir ahlak üzerindesin. (Kalem Suresi, 4)
|
Herkes Tarafından Çok Sevilmesi
Allah (c.c.) bütün insanların
kalplerini onun (Mehdi'nin) muhabbetiyle dolduracaktır.
(El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il
Muntazar, s. 42)
Mehdi zuhur eder, herkes sadece ondan konuşur,
onun sevgisini içer ve ondan başka bir şeyden bahsetmezler.
(Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir
Zaman, s. 33)
Ümmet-i Muhammed'den memnun olmadık hiçbir
fert kalmayacaktır. (Kıyamet Alametleri, s. 163)
Onun hilafetinden yer ve gök ehli, hatta havadaki
kuşlar bile razı olacaktır. (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamet-il
Mehdiyy-il Muntazar, s. 29)
|
Mücadeleci Olması
Mehdi işi sıkı tutacak. (Kıyamet
Alametleri, s. 175)
İnsanlar hakka dönünceye kadar mücadelesine
devam edecektir. (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il
Muntazar, s. 23)
Fitneleri önlemenin kendisine zor gelmeyeceği
ve öldürmenin de onu vazgeçiremeyeceği Ehli Beytim'e mensup
birisi (Mehdi) sahip olmadan günler geceler bitmeyecektir.
(Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s.12)
Mehdi hesabını çok seri bir şekilde görecek
ve vaadinden dönmeyecektir. (Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il
Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 24)
Mehdi Doğu tarafından çıkacak. Karşısına dağlar
bile dikilse onları ezip geçecek, o dağlarda kendisine yol
bulacaktır. (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar,
s. 39) |
Allah Kuran'da pek çok ayette elçilerinin güzel ahlakı ve mücadeleci
karakterlerinden bahsetmektedir. Elçiler kavimlerinin tüm inkarlarına,
alaylarına, tuzaklarına ve saldırılarına en güzel şekilde karşılık
vermişler ve her zaman için Allah'ın yardımıyla galip gelmişlerdir.
Mehdi hem üstün ahlakıyla, hem de güçlü, mücadeleci karakteriyle
tüm inananlara örnek olacaktır.
Öyleyse sen emrolunduğun şeyi
açıkça söyle ve müşriklere aldırış etme. (Hicr Suresi, 94)
Öyleyse kafirlere itaat etme ve onlara (Kur'an'la)
büyük bir cihad ver. (Furkan Suresi, 52)
Kendilerine yara isabet ettikten sonra, Allah
ve elçisinin çağrısına icabet edenler, içlerinden iyilik yapanlar
ve sakınanlar için büyük bir ecir vardır. (Ali İmran Suresi,
172)
|
Tebliğ Gücü (İrşad)
Hz. Mehdi, kuru bir ağacı diktiğinde
de ağaç hemen yeşillenip yapraklanacaktır.
(El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il
Muntazar, s. 43)
O (Mehdi) kuru bir kamış ağacını kuru bir yere
dikecek, anında yeşillenip yaprak verecek. (Kıyamet Alametleri,
s. 165)
Mehdi bir yere kuru bir dalı diker ve dal yapraklanıp
yeşillenir.
(Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir
Zaman, s. 67)
|
Bu hadisler zahiri manalarının dışında farklı şekillerde yorumlanmaktadır.
Bu yorumlardan biri şu şekilde olabilir: Mehdi "kuru bir ağaç"a
benzetilen bir insana teveccühüyle ve onu irşad etmesiyle; önceleri
aynı kuru bir ağaç gibi etrafına faydalı olamayan bu insanı, bu
kez yeşillenmiş ve meyve vermiş bir ağaç gibi etrafına, yani dinine,
milletine ve bütün insanlığa faydalı hale getirecektir.
Bu müteşabih hadislerin anlamı, İmam Rabbani'nin kendi tebliğ gücüyle
ilgili benzetmesinden de ortaya çıkmaktadır:
Allah-ü Teala, hidayet işinde;
bana büyük bir güç verdi. O kadar ki, Kuru bir ağaca teveccüh
etsem; o kuru ağaç hemen filizlenir. (Mektubat-ı Rabbani,
1/18)
|
Aşağıdaki hadis-i şerifte de benzer bir şekilde; önceleri cahil,
cimri ve korkak olan bir insanın, ahir zamanın büyük mürşidinin
tebliği ve eğitimiyle bilgili, cömert ve cesur bir hale geleceği,
adeta önceleri kuru ve faydasız olan bir ağacın yeşerip yaprak vermesi
gibi şahsiyetini değiştireceği bildirilmektedir.
Asrında cahil, cimri ve korkak
olan bir adam hemen alim, cömert ve cesur olacak. (Kıyamet
Alametleri, s. 186) |
Hikmeti ve Anlayış Gücü
Hadislerde Hz. Mehdi'nin Allah tarafından kendisine verilmiş özel
bir güce sahip olduğu bildirilmektedir:
“Keza (N.b. Hammad) Kaab’dan tahric etti, O dedi ki: O kimsenin bilmediği gizli bir duruma kılavuzlandığı için kendisine “Mehdi” denilmiştir...”
(Ahir zaman Mehdi’sinin alametleri, Ali Bin Hüsameddin el Muttaki, sf.77) |
Muhyiddin Arabi Mehdi'nin bazı özelliklerini saymaktadır. Aşağıdaki
izahında Mehdi'nin dikkat çeken başlıca 9 özelliğine yer vermektedir:
1. Basiret sahibi olması
2. Kutsal kitabı anlaması
3. Ayetlerin manasını bilmesi
4. Tayin edeceği kimselerin hal ve hareketlerini
bilmesi
5. Öfkelendiğinde bile merhamet ve adaletten
ayrılmaması
6. Varlıkların sınıflarını bilmesi
7. İşlerin girift taraflarını bilmesi
Çünkü bunlardan haberi olan bir lider vereceği
hükümlerde yanılmaz. Mehdi kıyas ilmini onunla hükmetmek için
değil, ondan kaçınmak için bilir. Çünkü verdiği hüküm doğru
bir ilham neticesi olacak. Yani Hz. Muhammed'in getirdiği
şeriat üzere hükmedecek. Bu sebepledir ki peygamber onu vasfederken
"Benim izimi takip edecek, hataya düşmeyecek" demiştir. Bundan
anlıyoruz ki, Mehdi, şeriat sahibi değil, şeriata uyandır.
8. İnsanların ihtiyacını iyi anlaması
Çünkü onların her türlü işlerini görmek için
Allah onu diğer insanlar üzerine seçmiştir. Liderlerin davranış
ve faaliyetleri kendilerinden ziyade halkın menfaatine olmalıdır...
Halkın yararına aykırı şeylerle uğraşıp, onların işlerini
görmeyen bir lider azledilmelidir. Çünkü onunla diğer insanlar
arasında fark kalmamıştır.
9. Bilhassa kendi zamanında ihtiyaç hissedilen
gaibi ilimlere vukufu bulunması. Çünkü ancak o sayede yeni
yeni zuhur edilecek meseleleri halledebilir. (Kıyamet Alametleri,
s. 189)
|
Zamanın En Hayırlısı Olması
Muhammed ümmetinin en hayırlısı
ve sizin zorlukları gideren veliniz olan kimseye katılın..
O Mehdi'dir." (Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir
Zaman, s. 57)
Devrinde yeryüzünün en hayırlısı kendisi olacaktır.
(El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s.
27)
Mehdi (zamanındaki) insanların en hayırlısıdır.
(Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 58)
|
Cifr (Ebced) İlmini Bilmesi
Mehdi'nin vehbi ilme ait bir başka özelliği de ebced hesabını ve
ona ait sırları bilmesidir. Taşköprülüzade Ahmet Efendi "Mevzuatu'l-Ulum"
isimli eserinde (11/246) Mehdi'nin cifr ilmine vakıf olacağını kaydetmiştir:
Bazıları dediler ki, bu kitabı
kemal-i vukuf ahir zamanda hurucu muntazar Hz. Mehdi'nin hurucuna
mevkuftur ki, onlar cifr ilmine vakıf ve sırlarına arif olurlar.
Kitab-ı enbiyayı salifeden dahi bu ilim varid olmuştur. (Mehdilik
ve İmamiye, s. 252) |
Cifr (ebced) ilmi için bkz. Hz. İsa bölümü
Sıkıntı ve Zorluklarla Karşılaşması
Mehdi, bizden, Ehl-i Beyt'tendir...
Biz öyle bir ev halkıyız ki Allah bizim için ahireti dünyaya
tercih etmiştir. Benim Ehl-i Beytim muhakkak benden sonra
bela, kaçırılma ve sürgüne uğrayacaktır.
Benden sonra Ehl-i Beytim bela ve mihnetlerle
karşılaşacaklar ve tarda maruz kalacaklardır. (Kitab-ül Burhan
Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 14)
|
İnkar içinde olan kavimleri uyarmak ve onları doğru yola davet
etmek için gönderilen tüm elçiler, gönderildikleri kavimler tarafından
yalanlanmış ve onların çeşitli itham ve iftiralarına maruz kalmışlardır.
Ehl-i Beyt'ten gelecek olan Hz. Mehdi'nin de bu gibi eziyet ve sıkıntılarla
karşılaşacağı hadislerde haber verilmiştir. (En doğrusunu Allah
bilir.)
Hz. Muhammed'in aşağıdaki hadisi böyle bir durumu, "Mehdi'nin biat
sırasında kendisinin birçok kahr ve haksızlığa uğradığını insanlara
açıklayacağını" haber vermektedir.
... Mehdi, Resulullah'ın bayrağı ile, insanların başlarına bela
üzerine bela yağdığı ve çıkışından ümit kesildiği bir sırada çıkar.
İki rekat namaz kılar. Namazdan dönünce şöyle der: "Ey insanlar!
Ümmet-i Muhammed ve bilhassa onun ehl-i beyti çok belalar gördü
ve bizler kahr ve haksızlığa maruz kaldık." (Kitab-ül Burhan Fi
Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 55)
Resulullah efendimiz şöyle buyurmuşlardır:
Dininde kavi, güçlü olanın başına
gelecek belalar büyük olur. (İbni Hibban)
Hak Teala bir kulunu sever veya kendine yaklaştırmak
isterse, üzerine bela ve musibetleri ardı ardına gönderir.
(İbni Ebi'd Dünya)
Hak Teala bir kimseye bir hayır diledi mi,
ona bela ve musibet verir. (İmam Malik ve Buhari)
|
Aşağıdaki hadis-i şerifte de İstanbul'u fethedecek olan Hz. Mehdi
ve yardımcılarına, fetihten önceki devrede hastalık, sıkıntı ve
üzüntülerin isabet edeceği ve daha sonra bu sıkıntının kaldırılacağı
bildirilmektedir.
Allah Konstantiniyye'yi (İstanbul'u)
çok sevdiği dostlarının ehline fethedecek... Onlardan hastalığı
ve üzüntüyü kaldıracak (Kıyamet Alametleri, s. 181) |
Allah, Kuran'da birçok peygamberin kavimleri tarafından yalanlandıklarından,
delilik ve büyücülükle suçlandıklarından ve daha pek çok saldırı
ve eziyetle karşılaştıklarından bahseder. Elçiler tüm bu saldırılar
karşısında sabretmiş, onlara en güzel şekilde cevap vermişlerdir.
Andolsun senden önce de elçiler
yalanlandı; onlara, yardımımız gelinceye kadar yalanlandıkları
ve eziyete uğratıldıkları şeye sabrettiler... (Enam Suresi,
34)
"Bize ne oluyor ki, Allah'a tevekkül etmeyelim?
Bize doğru olan yolları O göstermiştir. Ve elbette bize yaptığınız
işkencelere karşı sabredeceğiz..." (İbrahim Suresi, 12)
Sonra, ondan yüz çevirdiler ve dediler ki: "(Bu,)
Öğretilmiştir, bir delidir." (Duhan Suresi, 14)
İşte böyle; onlardan öncekiler de bir elçi gelmeyiversin,
mutlaka: "Büyücü ve cinlenmiş" demişlerdir. (Zariyat Suresi,
52)
Fakat o, 'bütün kişisel ve askeri gücüyle' yüz
çevirdi ve: "(Bu,) Ya bir büyücü veya bir delidir" dedi. (Zariyat
Suresi, 39)
(Firavun) dedi ki: "Andolsun, benim dışımda
bir ilah edinecek olursan, seni mutlaka hapse atacağım." (Şuara
Suresi, 29)
Ey iman edenler, Musa'ya eziyet edenler gibi
olmayın; ki sonunda Allah onu, demekte olduklarından temize
çıkardı. O, Allah katında vecihti. (Ahzap Suresi, 69)
Dediler ki: "Onun için (yüksekçe) bir bina inşa
edin de onu çılgınca yanan ateşin içine atın." (Saffat Suresi,
97)
Sonra onlarda (Yusuf'un iffetine ilişkin) delilleri
görmelerinin ardından, mutlaka onu belli bir vakte kadar zindana
atmak (görüşü) ağır bastı. (Yusuf Suresi, 35)
Fakat Rabbi onu seçti ve onu salih olanlardan
kıldı. O inkar edenler, zikri (Kur'an'ı) işittikleri zaman,
seni neredeyse gözleriyle devireceklerdi. "O, gerçekten bir
delidir" diyorlar. (Kalem Suresi, 50-51)
|
Mehdi'nin Gözetlenmesi - Takip Edilmesi
Deccal çıkınca, ona karşı müminlerden
bir adam (Mehdi) yönelir. Derken o mümin kimseye birçok silahlılar,
Deccal'ın merkezlerde gözetleme yapan silahlıları karşı çıkarlar.
(Mehdilik ve İmamiye s. 37, Sahih-i Müslim, 11/393'den nakil) |
Hadisin başlangıcında Mehdi'nin Deccal'ın silahlı adamları tarafından
gözetlendiği ve takip edildiği bildirilmektedir. Önceki devirlerde
de Allah yolunda mücadelede bulunmuş bazı peygamberlerin de benzer
şekilde gözetlendiğini böylece kontrol altında tutulmak istendiğini
Kuran'dan öğrenmekteyiz:
"O, kendisinde delilik bulunan
bir adamdan başkası değildir, onu belli bir süre gözetleyin."
(Müminun Suresi, 25) |
Mehdi Hakkında Olumsuz Propaganda Yapılması
Mümin şahıs (Mehdi) Deccal'ı
görünce: "Ey insanlar! Resulullah'ın zikrettiği Deccal işte
budur" der. Deccal hemen onunla ilgili emrini verir de o zat
karnı üzerine uzatılır ve arkasından: "Onu alın da yaralayın!"
der. Artık o zatın sırtı ve karnı döve döve genişletilir.
Bu sefer onu iki eli ve iki ayağı ile yakalar da fırlatır
atar. İnsanlar Deccal'ın onu bir ateş içine attığını sanırlar.
Halbuki o bir cennet içine atılmıştır. (Mehdilik ve İmamiye,
s. 40) |
Hadiste Mehdi'nin "sırtı ve karnından dövüle
dövüle genişletilmesi" müteşabih olarak (benzetme yapılarak)
söylenmiştir. Mehdilik ve İmamiye kitabının yazarı bu bölüm için
"Mehdi'nin ünü "Durmadan etrafa ilan edilip
yayılmaktadır" demektedir. Fakat bunu Deccal taraftarları
yapacağı için bu propagandanın Mehdi'yi kötüleme şeklinde olacağını
söyleyebiliriz.
Peygamberimiz devrinde İslam düşmanları, onu kötülemek için o devrin
yayın organı sayılan şairleri kullanıyorlardı. Şairler, panayırlarda,
çarşılarda peygambere çeşitli hakaretler ediyor, ona deli, büyücü,
kahin şeklinde iftiralar atıyorlardı. Şimdi de İslam düşmanı olan
Deccal yanlıları yazılı ve sözlü yayın organlarıyla Mehdi'yi kötüleyecekler,
halkın nazarında itibarını sarsmaya çalışacaklardır.
Hadislerde Mehdi'nin başlangıç yıllarının sıkıntı ve zorluklarla
dolu mücadele yılları olduğu anlatılmaktadır. "Altınçağ" ise Mehdi'nin
yeryüzünde bulunduğu son dönemlere aittir. Mehdi ve Müslümanlar
ancak bu devirde rahata, bolluğa, huzura kavuşacaklar ve sevgiye,
barışa, kardeşliğe dayalı bir hayatı bu devirde yaşayacaklardır.
|