HZ. MEHDİ
Mehdi kelimesi, "hidayete eren veya hidayete vesile olan" anlamına
gelmektedir. Bazı sözlüklerde ve ansiklopedilerde ise kelimenin
daha geniş bir tanımı vardır:
| Harfiyen "kendisine rehberlik edilen" demek
olup, bütün istikametler (yol göstermeler) Allah'tan geldiği
için, kelime nihayet kendisine Allah tarafından yol gösterilen,
yani hususi ve şahsi bir tarzda Allah'ın hidayetine nail olan
manasını almıştır. (İslam Ansiklopedisi, 7/474) |
| Hidayete eren veya hidayete vesile olan.
Sahib-üz-zaman. "Hususi ve şahsi bir tarzda Allah'ın hidayetine
mazhar olan, kendisine Cenab-ı Hak tarafından yol gösterilen"
manasındadır. Bu kelime ihtida etmiş olanlar için de kullanılmıştır.
Mehdi-yi Resul, Mehdi-yi Muntazır da denir. Ahir zamanda gelip
bütün Müslümanları Hakaik-ı imaniye ve Kur'aniyeyi cami eserleri
ile uyandıracak, dinlerini takviye ve imanlarını tevdit edecek
olan ve Peygamberimiz Al'inden bir zattır. (Tür-Dav Lugat, 607)
|
Mehdi Bütün Dünyaya Hakim Olacaktır
Mehdi'nin tüm dünyaya hakim olacağı Peygamber Efendimiz'in pek
çok hadisinde belirtilmiştir. Bu hakimiyet hayatın bütün safhalarında
açıkça görülecektir. Bununla ilgili hadislerden bazıları şöyledir:
| Tüm olarak yeryüzünün meliki dört tanedir. Onların ikisi:
Zülkarneyn ve Süleyman müminlerden, diğer ikisi, Nemrud ve Buhtunnasr
kafirlerdendi. Yere beşinci olarak Ehl-i Beyt'imden biri sahip
olacak. Yani Mehdi. (Mektubat-ı Rabbani, c. 2, s. 251) |
Mehdi tıpkı Zülkarneyn ile Süleyman gibi bütün
dünyaya hükmedecek. (Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Ahir Zaman,
s. 10/El-Kavmu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar,
s. 32/Kıyamet Alametleri, s. 183)
Mehdi doğu ile batı arasındaki her yeri fetheder.
(El Kavlu'l Muhtasar Fi Alamat-il Mehdiyy-il Muntazar, s.
57)
|
Kuran'da İslam Ahlakının Dünya Hakimiyetine İşaret Eden Ayetler
Kuran'da İslam ahlakının dünya hakimiyetine işaret eden pek çok
ayet bulunmaktadır. Bu ayetler Peygamberimiz'in Mehdi ve Mehdi'nin
İslam ahlakını dünyaya hakim kılması hakkındaki haberleriyle çok
büyük paralellik göstermektedir. Böyle bir olay bugüne kadar gerçekleşmediğine
göre, Kuran ayetlerinde haber verilen geniş çaplı dünya hakimiyetinin,
Peygamberimiz'in haber verdiği ahir zamandaki Hz. Mehdi'nin hakimiyetine
işaret etmesi çok büyük olasılıktır. Konuyla ilgili ayetlerden bazıları
şunlardır:
Allah, içinizden iman edenlere ve salih amellerde
bulunanlara va'detmiştir: Hiç şüphesiz onlardan öncekileri nasıl
'güç ve iktidar sahibi' kıldıysa, onları da yeryüzünde 'güç ve iktidar
sahibi' kılacak, kendileri için seçip beğendiği dinlerini kendilerine
yerleşik kılıp sağlamlaştıracak ve onları korkularından sonra güvenliğe
çevirecektir. Onlar, yalnızca bana ibadet ederler ve bana hiçbir
şeyi ortak koşmazlar. Kim bundan sonra inkar ederse, işte onlar
fasıktır. (Nur Suresi, 55)
Allah, yazmıştır: "Andolsun, ben galip geleceğim ve
elçilerim de." Gerçekten Allah, en büyük kuvvet sahibidir, güçlü
ve üstün olandır. (Mücadele Suresi, 21)
Onlar, Allah'ın nurunu ağızlarıyla söndürmek istiyorlar.
Oysa Allah, kendi nurunu tamamlayıcıdır; kafirler hoş görmese bile.
Elçilerini hidayet ve hak din üzere gönderen O'dur. Öyle ki onu
(hak din olan İslam'ı) bütün dinlere karşı üstün kılacaktır; müşrikler
hoş görmese bile. (Saf Suresi, 8-9)
Ağızlarıyla Allah'ın nurunu söndürmek istiyorlar.
Oysa kafirler istemese de Allah, kendi nurunu tamamlamaktan başkasını
istemiyor. Müşrikler istemese de O dini (İslam'ı) bütün dinlere
üstün kılmak için elçisini hidayetle ve hak dinle gönderen O'dur.
(Tevbe Suresi, 32-33)
Allah, suçlu-günahkarlar istemese de, hakkı (hak olarak)
kendi kelimeleriyle gerçekleştirecektir. (Yunus Suresi, 82)
Onlardan öncekiler de hileli-düzenler kurmuşlardı;
fakat düzen kuruculuğun (tedbirlerin, karşılık vermelerin) tümü
Allah'a aittir. Her bir nefsin ne kazandığını O bilir. Bu yurdun
sonu kimindir, inkar edenler pek yakında bileceklerdir. (Rad Suresi,
42)
Andolsun, sizden önceki nesilleri, resulleri kendilerine
apaçık deliller getirdiği halde, zulmettikleri ve iman etmeyecek
oldukları için yıkıma uğrattık. İşte biz, suçlu-günahkar olan bir
topluluğu böyle cezalandırırız. Sonra, nasıl yapıp-davranacaksınız
diye gözlemek için, onların ardından sizi yeryüzünde halifeler kıldık.
(Yunus Suresi, 13-14)
Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmaksızın katıksızca iman edenlerin
yeryüzüne mirasçı kılınacakları da Kuran'ın pek çok ayetinde vurgulanan
ilahi bir kanundur:
Andolsun, biz Zikir'den sonra Zebur'da da: "Şüphesiz
Arz'a salih kullarım varisçi olacaktır" diye yazdık. (Enbiya Suresi,
105)
"Ve onlardan sonra sizi o arza mutlaka yerleştireceğiz.
İşte bu, makamımdan korkana ve tehdidimden korkana ait (bir ayrıcalıktır)."
(Peygamberler) Fetih istediler, (sonunda) her zorba inatçı bozguna
uğrayıp -yok oldu- gitti. (İbrahim Suresi, 14-15)
Musa kavmine: "Allah'tan yardım dileyin ve sabredin.
Gerçek şu ki, arz Allah'ındır; ona kullarından dilediğini mirasçı
kılar. En güzel sonuç muttakiler içindir." dedi. Dediler ki: "Sen
bize gelmeden önce de, geldikten sonra da eziyete uğratıldık." (Musa:)
"Umulur ki, Rabbiniz düşmanınızı helak edecek ve sizleri yeryüzünde
halifeler (egemenler) kılacak, böylece nasıl davranacağınızı gözleyecek"
dedi. (Araf Suresi, 128-129)
Kendisine bereketler kıldığımız yerin doğusuna da,
batısına da o hor kılınıp-zayıf bırakılanları (müstaz'afları) mirasçılar
kıldık. Rabbinin İsrailoğullarına olan o güzel sözü (vaadi), sabretmeleri
dolayısıyla tamamlandı (yerine geldi). Firavun ve kavminin yapmakta
oldukları ve yükselttiklerini (köşklerini, saraylarını) da yerle
bir ettik. (Araf Suresi, 137)
Hayır, biz hakkı batılın üstüne fırlatırız, o da onun
beynini darmadağın eder. Bir de bakarsın ki, o, yok olup gitmiştir.
(Allah'a karşı) Nitelendiregeldiklerinizden dolayı eyvahlar size.
(Enbiya Suresi, 18) |